Endometriosis

Endometriozis, rahim içini döşeyen endometrial hücrelerin rahim dışında yerleşerek üremesi durumudur. Genellikle 35 yaşın üzerindeki kadınlarda görülür ve nedeni tam olarak bilinmemektedir. En yaygın teori, retrograd menstruasyon teorisidir. Bu teoriye göre, kadınlarda adet kanaması sırasında rahim iç tabakasını döşeyen hücrelerin bir kısmı tüplerden geriye doğru karın boşluğuna dökülür. Normalde bu hücreler vücudun savunma mekanizmaları tarafından yok edilir, ancak bazı durumlarda bu mekanizma etkili çalışmaz ve endometrial hücreler karın zarı üzerinde yerleşerek çoğalmaya başlarlar. Endometriosis hastalığı en çok karın zarını ve yumurtalıkları etkiler. Rahim ve rektum arasındaki bölgede yerleşerek rektovajinal septum endometriosisine yol açabilir.

Hastalık genellikle ilerleyici bir karakter gösterir ve yaygınlığı laparoskopi ile anlaşılabilir. Semptomları arasında ağrı, kitle ve kısırlık bulunur. Yumurtalıklarda oluşan endometriosis kistlerine “endometrioma” adı verilir. Endometriomalar, kısırlıkla birlikte olduğunda laparoskopik olarak çıkarılmalıdır. Laparoskopik müdahaleden sonraki ilk altı ay içinde kadınların yarısının gebe kalması beklenir. Gebe kalamayan kadınlar için, yaşa bağlı olarak ek bir altı aylık bekleme süresi önerilebilir. 35 yaşın üzerindeki kadınlar için, zaman kaybetmeden tüp bebek tedavisine yönlendirilmeleri önerilir. İleri derecede anatomi bozulması ve tüp ile yumurtalık ilişkisinin bozulduğu durumlarda, tüp bebek tedavisi en uygun seçenektir.

Peritoneal endometriozis, karın zarı üzerindeki endometriosis odaklarının tedavisinde, laparoskopi ile koterizasyon veya lazer vaporizasyonu işlemleri uygulanabilir. Her iki teknik benzer sonuçlar verir.

Rektovajinal septum endometriozisi, genellikle bu bölgeye yerleşmiş bir nodül ile karakterize edilir. En sık rastlanılan belirtiler ağrılı adet görme, cinsel ilişki sırasında ağrı ve dışkılama sırasında ağrıdır. Bu durumda laparoskopi ile nodülün alınması gerekir ve bu operasyon yüksek teknik beceri gerektiren zor bir işlemdir.

Endometriozis, çeşitli semptomlarla kendini gösterir ve teşhis konulması bazen zor olabilir. Semptomlar arasında, özellikle adet dönemlerinde şiddetlenen karın ağrısı, adet dönemleri dışında devam eden pelvik ağrı, adet dönemlerinde artan ağrılı cinsel ilişki, idrar yaparken veya dışkılama sırasında ağrı ve kısırlık bulunur. Semptomlar kişiden kişiye değişiklik gösterebilir ve her kadında farklı şiddetlerde olabilir.

Teşhis genellikle detaylı bir tıbbi öykü alınması ve fiziksel muayene ile başlar. Ultrason, manyetik rezonans görüntüleme (MRG) gibi görüntüleme yöntemleri ve laparoskopi, endometriozisin varlığını ve yaygınlığını değerlendirmede kullanılabilir. Laparoskopi, özellikle hastalığın tanısında ve cerrahi tedavi planlamasında altın standart olarak kabul edilir.

Tedavi seçenekleri arasında ağrıyı kontrol altına almak için kullanılan ağrı kesiciler, hormon tedavileri ve cerrahi müdahaleler bulunur. Hormon tedavileri, endometrial dokunun büyümesini ve aktivitesini azaltmayı hedefler. Cerrahi müdahaleler ise endometriozis odaklarının, kistlerin ve etkilenen dokuların çıkarılmasını amaçlar. Cerrahi tedavi, özellikle kısırlık sorunu yaşayan kadınlarda ve ileri derecede endometriozis vakalarında tercih edilir.

Endometriozis kronik bir durum olup, tam bir iyileşme sağlamak zor olabilir. Ancak, uygun tedavi ile semptomlar kontrol altına alınabilir ve yaşam kalitesi önemli ölçüde iyileştirilebilir. Hastalığın yönetiminde multidisipliner bir yaklaşım, yani ağrı yönetimi, psikolojik destek ve beslenme gibi çeşitli alanlardan destek almak faydalı olabilir.

Endometriozis, kadınların üreme sağlığını etkileyen önemli bir sağlık sorunudur ve farkındalığın artırılması, erken teşhis ve etkili tedavi yöntemlerinin geliştirilmesi önem taşımaktadır. Kadınlar, bu tür belirtileri yaşadıklarında bir sağlık uzmanına başvurmalı ve gereken tıbbi yardımı almalıdır.

Leave a comment