Perşembe, 19 Ekim 2017 17:50

Kısırlık Neden Kaynaklıdır?

İnsan üreme sistemi karmaşık bir yapıya sahiptir. Hamile kalabilmek için yumurtlama ve döllenme proseslerinin kusursuz çalışması gerekir.
• Kadının beynindeki hipofiz bezi her ay yumurtalıkları döllenme için bir yumurtayı salıvermesini haber verir.
• Hipofiz hormonları (FSHLH) yumurtalıkları bir yumurta salıvermesi için uyarır. Buna yumurtlama denir. 28 günlük menstural döngünün genellikle 14. gününde gerçekleşir.
• Serbest kalan yumurta fallop tüplere doğru yolculuğuna başlar ve serbest kalmasından itibaren 24 saat içinde döllenebilir. Yumurtlamadan 1 veya 2 gün önce gerçekleşen cinsel ilişki ile gebelik şansı artar. 
• Bu süreçte gebe kalabilmek için, spermin yumurta ile fallop tüplerde buluşması gereklidir. Sperm yumurtayı 72 saat içinde dölleme yetisine sahiptir. Spermin yumurtaya ulaşabilmesi için erkeğin ereksiyon olması ve boşalabilmesi gereklidir. Ayrıca yeterli sayıda, düzgün şekilde ve doğru yönde hareket eden sperme ihtiyaç vardır. 
• Spermin yumurtaya ulaşabilmesi için, kadının sağlıklı bir vajinal ve rahim alanına sahip olması gereklidir. 
• Yumurta döllenirse, rahmin içine yerleşir. 
Bazı çiftler için, bu karmaşık süreçte bir şeyler ters gider ve sonuçta infertilite gerçekleşir. İnfertititenin neden veya nedenleri her iki eşi de ilgilendirebilir:
• Vakaların % 20’sinde infertilite sadece erkek kaynaklıdır.
• Vakaların % 30 – 40’ında infertilite hem erkek hem kadın kaynaklıdır.
• Vakaların % 40 – 50’sinde infertilite sadece kadın kaynaklıdır.

 

Kadınlarda Kısırlık Nedenleri

Yumurtlamada (ovulasyon) meydana gelen bozukluklar: Kadında en sık görülen kısırlık nedenidir.

Tüplerin hasarlı olması: Tüplerin kısmen veya tamamen tıkalı olması sperm ile yumurtanın buluşmasını engelleyerek döllenme ve gebeliği olanaksızlaştırır.

Endometriozis: Endometriozis rahim içini döşeyen dokunun (Endometrium) rahim dışında gelişmesi olarak ifade edilir.

Rahime ait problemler: Rahim(Uterus) içinde myom, polip veya yapışıklı(sineşi) olması.

Doğuştan gelen rahim olmaması veya cocuk gelişimine müsaade etmeyen anomalilerin olması

Rahim ağzındaki yapısal, enfeksiyona ait veya bu bölgedeki salgıyla (mukus) ait bozukluklar kısırlık sebebi olabilir.

Alerjik Nedenler: Alerjik nedenler kısırlık nedeni olabilmekle birlikte teşhisleri ve tedavileri zordur.


Erkeklerde Kısırlık Nedenleri


Sperm üretiminde aksaklıklar: Sperm şekli, sayısı veya hareket kabiliyetindeki zayıflıktan kaynaklanır.

Yapısal Bozukluklar: Spermin üretim yeri olan testislerden dışarı çıkmasını engelleyen tam veya kısmi tıkanıklıklar kısırlık nedeni olabilir.

Çevresel Faktörler: Aşırı sıcakta çalışmak, sürekli oturmak, kimyasal maddeler solumak, kısırlık sebeplerinden bir kaçıdır. Normal yaşamınızdaki faaliyetlerin birçoğu fazla olmasa da kısırlığa neden olabilir, örneğin işinizin stresli olması dahi kısırlığa sebep olabilir. Çocuğu olmayan insanların ilkin yaşam tarzlarında değişiklik yapmaları gerekir. Sigara içiliyorsa bırakılmalıdır. Alkolden uzak durulmalıdır. Sürekli oturulmamalı, sıcakta çalışmamalı ve düzenli ve dengeli beslenilmelidir.


Teknolojinin gelişmesi ile erkek kısırlığı tedavisindeki en son yenilikler sayesinde artık gelişkin spermi olmayan erkeklere de testis dokusundan elde edilen spermleri kullanarak yardım edilebilmektedir. Sperm üretimi defekti varsa MicroTESE operasyonlarıyla sperm testi 'sıfır' çıkan erkeklerin %60’ında yeterli olgun sperm elde edilebilmektedir. Kanal tıkanıklığı olan erkeklerde MicroTESE işlemi ile %100 sperm bulunabilir.
Published in KISIRLIK
Perşembe, 19 Ekim 2017 16:45

Sperm Dondurma İşlemi

Sperm Dondurma” işlemi, ilerleyen zamanlarda gereklilik doğması durumunda spermin kullanılması amacıyla uygulanan bir yöntemdir. Bu gereklilik durumuna, kanser tedavisi gördüğünden dolayı kısırlık tehlikesiyle karşı karşıya kalınan vakaları örnek olarak verebiliriz.

Sperm dondurma işlemi için başvuran hastalardan öncelikle sperm örneği alınır. Uygun koşullar sağlanmak suretiyle alınan bu örnek, laboratuvarda incelenmesinin ardından bu amaca uygun tüplere dağıtılır. 180 derecelik bir ısıda ve nitrojen içerisinde tutulan örnek, bu şekilde saklanarak korunmaya alınır.

Genelde 5 yıl süreyle korunmaya alınabilen spermler, ihtiyaç belirmesi durumunda çözülme işlemine tabi tutulurlar ve bu işlem sırasında canlı sperm oranı %50 azalmaktadır. Ender olarak görülse de canlı spermin bulunamadığı durumlarla da karşılaşılabilmektedir.
Published in TÜP BEBEK
Tüp bebek tedavilerinin uygulanmaya başlandığı günden itibaren birçok umutsuz hastayı çocuk sahibi yapması Dünya üzerinde büyük yankılar oluşturmuş ve birçok insanın da son umut olarak tedavi başvurusu yapması kaçınılmaz olmuştur. Her yeni gün geliştirilen tedaviler, giderek artan tedavi merkezi sayısı ve düşen maliyetlerle birlikte tüp bebek tedavileri günümüzde hem daha başarılı hem de daha kolay ulaşılabilir yöntemler haline gelmiştir.

İlk dönemden itibaren getirdiği yenilik ve umut ışığının yanında, tedaviyle ilgili birçok sorun da meydana gelmiştir. Bunların başında ise tedaviyi ticari emellerine alet etmek isteyen, yanlış yönlendirmelerle insanların yanlış bilgilenmesine ve bazen de düş kırıklığı yaşamasına sebep olan odaklar gelmektedir.

Başta ABD, İngiltere, Fransa ve Avustralya olmak üzere hemen her ülkede yalan yanlış reklamlarla kandırılan insanlar olmuştur. “Kısırlık Sorunu Bitti!”, “Artık sıra Genetik Bebek’te!” benzeri sloganlar dahi kullanılmış, çoğu zaman buna medya organları da alet edilmiştir. Oysa sağduyulu hiçbir merkez ya da doktor hastalara mucize vaat etmemektedir ve bundan sonra da etmeyecektir. Sözünü ettiğimiz ülkelerde öncelikle kontrol mekanizmaları oluşturulmuş ve tedaviyi müsait yerlerde uygulamayan, maddi çıkar gözeten bu türden yerlerin kapatılması için gereken yasalar çıkarılmıştır.

Bu türden durumların oluşmasındaki en büyük faktörler, ilk yıllarda tedavi uygulaması yapan merkez sayısının azlığı ve maddi boyut sebebiyle herkes tarafından ulaşılamaz oluşudur. Merkez sayısı ve konu ile ilgili uzman sayısının da artmasıyla birlikte her geçen yıl tedavi maliyeti düşürülmüş ve daha çok hastaya ulaşılabilmiştir. Türkiye’de ise tüp bebek tedavisi 1988 yılında uygulanmaya başlamış, sözünü ettiğimiz sıkıntılar her daim mevcudiyetini sürdürmüş ve ne yazık ki henüz azalmamıştır. Tedavi merkezi sayısı sadece İstanbul’da 40 civarındadır ve büyük şehirlerde giderek artmaktadır. Umut tacirliği yapan ve maddi çıkar peşinde koşarak insanlara maddi-manevi zarar veren çevreler sorunu, çözülmeyi bekleyen sıkıntıların belki de başında gelmektedir.

Günümüzde tedavi olan hastaların uygun şekilde bilinçlendirilmeleri ve olumlu ya da olumsuz her durum hakkında yeteri ölçüde bilgilenmeleri sağlanmalıdır. Yine günümüzde 1992 yılı öncesine göre daha çok hasta üzerinde başarılı olunmasını sağlayan mikroenjeksiyon yönteminin de %30 oranlarında canlı doğum sağlayabileceği ile biyolojik ve genetik bebek vaat etmediği hususu hastalarca bilinmelidir.

Hastaların maddi ya da manevi şekilde mağdur olmasında tedavi merkezlerinin etkin olduğu söylenebilir. Zira birbiriyle rekabet edebilmek adına bazı Merkezler başarı oranlarını çarpıtabilmekte ve hastaları bu şekilde etkilemeye çalışmaktadır. Hastaların güven duygusuna da zarar veren bu yaklaşıma son verilmeli ve tüm merkezler bu tip tutumlardan vazgeçerek ortak paydada birleşmelidir.

Bütün bu olumsuzluklara neden olan çevrelerin kontrol mekanizmaları tarafından denetlenmeleri ve her türlü istismara karşı korunmaları şarttır. Türkiye’de bu türden sorunların henüz çözülemediğini bir kez daha anımsayacak olursak, gerekli kurumlar aracılığıyla yetkin komisyonlar kurulmasının yarar sağlayacağını söylemek yanlış olmayacaktır. Tabip Odaları ile Türk Jinekoloji Derneği böyle bir yapının oluşturulmasında rol alarak olumlu sonuçlar alınmasını sağlayabilecek kapasitededir.










Published in TÜP BEBEK
Çarşamba, 18 Ekim 2017 20:27

Mikroenjeksiyon Yöntemi Nedir?

Basit bir şekilde tanımlayacak olursak, yumurta hücresine tek bir sperm hücresinin bırakılmasıyla döllenme işleminin gerçekleştirildiği yönteme “Mikroenjeksiyon Yöntemi” adı verilmektedir.

Uygulama sırasında yumurtanın sabitlenmesi amacıyla bir pipet kullanılır ve negatif bir basınç oluşturulur. Yine ince bir iğne aracılığıyla sperm yumurta içerisine enjekte edilir ve iki ila üç gün içerisinde meydana gelen döllenmenin ardından yumurta rahime bırakılır…

Mikroenjeksiyon yöntemi erkek faktöründen kaynaklanan kısırlık probleminin çözümünde binlerce kişinin umudu olmuştur ve olmaya da devam etmektedir. Geçmişte varikosel ve ilaç tedavilerine rağmen bir türlü olumlu sonuç alınamayan erkek kısırlığı sorunu, mikroenjeksiyon yöntemi ve uygulamaları sayesinde büyük ölçüde çözülebilir duruma gelmiştir.

Sperm sayısı düşük, sperm hareketliliği istenilen seviyede olmayan ve spermlerinde şekil bozukluğu sorunu olduğundan dolayı çocuk sahibi olamayan erkekler, mikroenjeksiyon yöntemi ile bu isteklerine çare bulabilmektedir. Hücre seviyesinde işlem yapılabilen yöntem uygulamalarında bir tek sperm hücresi ile %70 ila %80 oranlarında döllenme başarısına ulaşılabilmektedir.
Published in TÜP BEBEK
Çarşamba, 18 Ekim 2017 20:22

Yumurtlama Bozukluğu

Kadınlarda yumurtlama bozukluklarının birçok sebebi vardır. Çoğu zaman tedavi ile gebelik şansını yakalama oranı yükselebiliyor.

Hipogonadtropik hipogonadism adı verilen ve beyinden salgılanıp yumurtlamayı sağlayan eden hormonların yetersiz olmasından kaynaklanan bir durumdur. Tedavisinde beyinden salgılanan hormonların yerine konması gerekir. Tedavi ile yumurtlama sağlanırsa gebelik şansı çok yüksek bir gruptur.

Hipergonadotropik hipogonadism olarak adlandırılan ve yumurtalık içindeki yumurtaların erken tükenmesine bağlı olan durumdur. Halk arasında erken menopoz olarak da bilinir. Çocuk sahibi olabilmek için bilinen bir tedavisi yoktur. Ancak yumurta bağışı ile gebe kalınabilir

Kadınlarda en sık rastlanan hormon bozukluğu polikistik over sendromudur. Polikistik over sendromlu kızlar genellikle şişmandır, tüylenme ve saçlarda dökülme ve sivilceleşme söz konusudur. Genellikle menopoza kadar düzelmeyen bir hastalıktır. Hastalığı ortadan kaldıracak bir tedavi yöntemi yoktur. Tedavi belirtilere yöneliktir. Nedeni tam olarak bilinmez, erkeklik hormonu salgılayan stroma adı verilen tabakanın kalınlaşması ile karakterizedir. Hastanın tedavisindeki en önemli ve birinci basamak kilonun kontrol altına alınması ve kilo verdirilmesidir. Polikistik over sendromlu kadınlar biraz daha zor kilo verirler.


Polikistik over sendromunun bulgularından biri de cilt değişlikleridir. Yani saç dökülmesi, yağlanma, sivilcelenme gibi şikayetlerdir. Bu cilt değişikliklerinin tedavisinde erkeklik hormonlarını baskılayan ilaçlar kullanılması gerekir.

Polikistik over sendromunun diğer bir bulgusu ise yumurtlamanın seyrek veya hiç olmamasına bağlı adet düzensizliği ve gebe kalmanın engellenmesidir. Henüz evlenmemiş veya çocuk sahibi olmak istemeyen kadınlarda bu adetler doğum kontrol hapları ile düzenlenebilir. Ancak çocuk sahibi olmak isteyen kadınlarda, yumurtlamayı uyarıcı ilaçların kullanılması gerekir.

Polikistik over
sendromlu kadınlar uzun vadede birkaç yönden risk altındadırlar. Bunlardan bir tanesi kan yağlarının yüksek olmasına bağlı olarak bu kadınlarda ilerleyen yaşlarda koroner damar hastalıklarına yakalanma riskinin normal popülasyona göre çok daha yüksek olmasıdır. Ayrıca polikistik over sendromlu kadınlarda memede ve rahim içi tabakasında kanser oluşumu daha fazla görülmektedir. Ayrıca gebe kaldıklarında yüksek tansiyon ve gebelikteki gizli şekerin ortaya çıkma olasılığı daha yüksektir. Polikistik over sendromlu kadınlarda aynı zamanda menopozdan sonraki dönemlerde şeker hastası olma riski daha yüksektir. Dolayısıyla hastalığın uzun vadeli etkilerinin de göz önüne alınması önemlidir. Bütün bu uzun vadeli riskler kilonun kontrol altına alınması, kilo kaybı ve doğru beslenme ile en aza indirgenebilir.
Published in KISIRLIK

Merkezimizden Kareler

İletişim & Adres

Adres: Dikkaldırım Mah. 1. Değirmen Cad. N:22/2A Osmangazi/BURSA

Tel: 0224 232 24 70

Fax: 0224 232 24 75

Email: This email address is being protected from spambots. You need JavaScript enabled to view it.

Danışma Formu
Acil sorularınız için: 0224 232 24 70
1000 sola karakterler