Çarşamba, 18 Ekim 2017 20:22

Yumurtlama Bozukluğu

Kadınlarda yumurtlama bozukluklarının birçok sebebi vardır. Çoğu zaman tedavi ile gebelik şansını yakalama oranı yükselebiliyor.

Hipogonadtropik hipogonadism adı verilen ve beyinden salgılanıp yumurtlamayı sağlayan eden hormonların yetersiz olmasından kaynaklanan bir durumdur. Tedavisinde beyinden salgılanan hormonların yerine konması gerekir. Tedavi ile yumurtlama sağlanırsa gebelik şansı çok yüksek bir gruptur.

Hipergonadotropik hipogonadism olarak adlandırılan ve yumurtalık içindeki yumurtaların erken tükenmesine bağlı olan durumdur. Halk arasında erken menopoz olarak da bilinir. Çocuk sahibi olabilmek için bilinen bir tedavisi yoktur. Ancak yumurta bağışı ile gebe kalınabilir

Kadınlarda en sık rastlanan hormon bozukluğu polikistik over sendromudur. Polikistik over sendromlu kızlar genellikle şişmandır, tüylenme ve saçlarda dökülme ve sivilceleşme söz konusudur. Genellikle menopoza kadar düzelmeyen bir hastalıktır. Hastalığı ortadan kaldıracak bir tedavi yöntemi yoktur. Tedavi belirtilere yöneliktir. Nedeni tam olarak bilinmez, erkeklik hormonu salgılayan stroma adı verilen tabakanın kalınlaşması ile karakterizedir. Hastanın tedavisindeki en önemli ve birinci basamak kilonun kontrol altına alınması ve kilo verdirilmesidir. Polikistik over sendromlu kadınlar biraz daha zor kilo verirler.


Polikistik over sendromunun bulgularından biri de cilt değişlikleridir. Yani saç dökülmesi, yağlanma, sivilcelenme gibi şikayetlerdir. Bu cilt değişikliklerinin tedavisinde erkeklik hormonlarını baskılayan ilaçlar kullanılması gerekir.

Polikistik over sendromunun diğer bir bulgusu ise yumurtlamanın seyrek veya hiç olmamasına bağlı adet düzensizliği ve gebe kalmanın engellenmesidir. Henüz evlenmemiş veya çocuk sahibi olmak istemeyen kadınlarda bu adetler doğum kontrol hapları ile düzenlenebilir. Ancak çocuk sahibi olmak isteyen kadınlarda, yumurtlamayı uyarıcı ilaçların kullanılması gerekir.

Polikistik over
sendromlu kadınlar uzun vadede birkaç yönden risk altındadırlar. Bunlardan bir tanesi kan yağlarının yüksek olmasına bağlı olarak bu kadınlarda ilerleyen yaşlarda koroner damar hastalıklarına yakalanma riskinin normal popülasyona göre çok daha yüksek olmasıdır. Ayrıca polikistik over sendromlu kadınlarda memede ve rahim içi tabakasında kanser oluşumu daha fazla görülmektedir. Ayrıca gebe kaldıklarında yüksek tansiyon ve gebelikteki gizli şekerin ortaya çıkma olasılığı daha yüksektir. Polikistik over sendromlu kadınlarda aynı zamanda menopozdan sonraki dönemlerde şeker hastası olma riski daha yüksektir. Dolayısıyla hastalığın uzun vadeli etkilerinin de göz önüne alınması önemlidir. Bütün bu uzun vadeli riskler kilonun kontrol altına alınması, kilo kaybı ve doğru beslenme ile en aza indirgenebilir.
Published in KISIRLIK
Çarşamba, 19 Aralık 2007 05:00

Yumurtalık Uyarılması

Yumurtalıkların UyarılmasıTüp bebek tedavisindeki temel amaçlardan biri gebelik şansını artırmak için birden fazla yumurta hazırlamaktır.  Normal koşullarda kadın yumurtalıklarında her ay bir yumurta hazırlanır.  Eğer çiftlerden herhangi birinde, gebelik şansını azaltan bir sorun yoksa, bu bir yumurta ile %25 gebelik oluşur.  Oluşan gebeliklerin hepsi kusursuz değildir, bir kısmı sağlıklı bir bebek oluşumuna izin vermeyecek hatalar içerebilir.  Bu hatalı gebelikler düşük ve benzeri yollarla kaybedilir, sonuçta %20civarında bir doğum oranı ortaya çıkar. 

Tüp bebek tedavileri doğal gebeliklere göre zor, sıkıntılı, pahalı yöntemler olduğu için, gebelik oranını artırmak amacıyla birden fazla yumurta hazırlanır.  Yumurta hazırlarken bazı temel prensipler göz önünde tutulmalıdır, bu prensipleri şöyle özetleyebiliriz:

 

  • Elde edilecek yumurta sayısı ideal sınırlarda olmalıdır, aşırı yumurta gelişimi, hiperstimulasyon sendromu diye adlandırdığımız, kadın açısından bazen çok tehlikeli sonuçlara neden olabilecek bir klinik tabloya yol açabilir.  Bu konuda dikkatli olmak gerekir, genelde 10 -15 arası bir sayı uygundur.
  • Yumurta gelişim sırasında erken yumurtlama olayının önüne geçmek gerekir, bunun için beynin ilgili bölgelerinin bizim kontrolümüz dışında çalışmasına engel olmalıyız.
  • Yumurta gelişimi sırasında yumurta kalitesinin ve gebelik oranlarının düşmesine neden olan erken luteinizasyon olayının önüne geçmeliyiz.
  • Yumurtaları vücut dışına almaya karar verdiğimizde, işlemi yaptığımız saate, olgunlaşmasını tamamlamış ve döllenmeye hazır yumurtaları bulabilmeliyiz.

Normal koşullarda, yumurtalıklarda yumurta hazırlanması, beynin hipotamus ve hipofiz denen bölgelerinin kontrolü altındadır, yumurta hazırlarken karşılaştığımız istenmeyen durumların bir kısmı, beynin bu bölgelerinin bizim kontrolümüz dışında çalışmasıdır.  O nedenle yumurta hazırlarken kullandığımız tedavi protokollerinin hepsinde, beynin bu şekilde kontrolümüz dışında çalışmasını engelleyecek önlemler alınır.

Yumurta hazırlarken kullandığımız tedavi yöntemleri, kısa ve uzun protokol olmak üzere iki temel gruba ayrılır.  Kadının yaşı, yumurtalık rezervi ve klinisyenin tercihine göre bunlardan birisi seçilir.   Her protokolde yumurta büyütme aşaması gonadotropin denilen ilaçlarla yapılır.  Bu ilaçlar beynin hipofiz bölgesinden salgılanan FSH denilen hormonu içerir, FSH vücuda yabancı bir madde değildir.

Hipotalamus ve hipofiz baskılanmasında kullanılan ilaçlar ise,  hipotalamustan salgılanan GnRH denilen hormonun yapısında oluşturulan basit değişimler sonucu elde edilen agonst veya antagonist denilen ilaçlardır.  Bunlarında vücutta kalıcı bir etkisi söz konusu değildir. 

 

Yumurtalar follikül denilen içi sıvı dolu boşluklarda bulunur, yumurta gelişimi, ultrasonda follikül büyümesinin izlenmesi ile yapılır.  Ultrasonda görülen yumurtanın kendisi değil, içinde büyüdüğü follikül denilen bu yapıdır.   Gerçekte yumurta ultrasonla veya çıplak gözle seçilemeyecek kadar küçüktür.  Yumurta gelişip olgunlaştıkça, içinde bulunduğu follikül de büyür.  Follikül çapı 16-23 mm boyutlarına ulaşınca yumurta gelişim tamamlanmak üzeredir.  En son olarak hCG denilen hormon yapılır. Bu halk arasında çatlatma iğnesi olarak da bilinir. Bu hormon yumurta olgunlaşmasının tamamlanmasını ve yumurtanın follikül duvarından ayrılarak follikül sıvısına geçmesini sağlar. Bu hormonun uygulamasından 32-38 saat sonra artık yumurta vücut dışına alınabilecek hale gelmiştir. Bir iğne ile bu sıvı bir tüpe alınır ve içindeki yumurta ayrılır.

Yumurta gelişim süresince hastalar genelde 3-7 kez görülür.  Bu sırada ultrason ile follikül ve endometrium denilen rahim iç zarı gelişimi izlenir.  Gereken durumlarda çeşitli hormon analizleri ile süreç kontrol edilir. İlaç dozlarında gereken değişimler ve ayarlamalar yapılır.

Ultrason takipleri sırasında endometrium değerlendirmesi de çok önemlidir.  Bu zar döllenmiş yumurtanın rahimde yerleştiği bölgedir.  6 mm den ince, 14 mm den kalın olması durumlarında gebelik oranlarında ciddi azalmalar oluşur.

Yumurta geliştirme işleminin, hiperstimülasyon sendromu dışında kadın sağlığı açısından yarattığı bir tehlike yoktur.  Hiperstimülasyon sendromu her kadında gelişmez. Özellikle polikistik over sendromu denilen bir rahatsızlığı olan kadınlarda daha sık ortaya çıkar. Bazen kadın yaşamını tehdit edebilir. Burada salgılanan hormonların etkisi ve yumurtalıkların verdiği aşırı cevap nedeniyle karın boşluğu başta olmak üzere göğüs boşluğu, cilt altı gibi bölgelerde sıvı toplanır

Ciddi vakaların hastaneye yatması gerekir.  Karında toplanan sıvı çok fazla olduğunda iğneyle boşaltılır ve hastaya serum tedavisi yapılır.  Tedavinin süresi değişkendir. OHSS riski yüksek olan kadınlarda embriyo transferi geciktirilebilir ya da iptal edilebilir.  Ovülasyon indüksiyonunun (yumurtalıkların uyarılması) üzerinde en fazla tartışma yaratan konulardan biri uzun dönem yan etkisi olarak kansere neden olup olmadığıdır. Bu sorunun yanıtı ne yazık ki henüz tam olarak bilinmiyor.  Ancak bugüne kadar yapılan araştırmalar böyle bir riskin olmadığını gösteriyor.


Tüp Bebek Aşamaları

Aşağıdaki Resimlere Tıklayınız 

 

tüp bebek aşamaları tüp bebek aşamaları tüp bebek aşamaları
tüp bebek aşamaları tüp bebek aşamaları tüp bebek aşamaları
tüp bebek aşamaları

Published in TÜP BEBEK

Merkezimizden Kareler

İletişim & Adres

Adres: Dikkaldırım Mah. 1. Değirmen Cad. N:22/2A Osmangazi/BURSA

Tel: 0224 232 24 70

Fax: 0224 232 24 75

Email: This email address is being protected from spambots. You need JavaScript enabled to view it.

Danışma Formu
Acil sorularınız için: 0224 232 24 70
1000 sola karakterler