Salı, 05 Ekim 2010 09:17

Çikolata Kisti ve Tedavisi

Endometrioma endometriosis hastalığının yumurtalıklarda oluşturduğu kistik yapıya verilen isimdir. Endometriosis genellikle 25 yaş üzeri kadınlarda görülen bir hastalıktır. En sık karşılaşılan belirtileri özellikle adet dönemleri şiddetlenen ağrı ve gebe kalamamadır. Tanısı ultrasonografi ve kanda bazı tümör belirteçlerinin ölçümü ile konur. En yaygın olarak kullanılanı Ca125’tir.
Hastalığın yumurtalık kanserine neden olduğu savı artık kabul görmemektedir.
Tanı konduktan sonra, tedavi hastanın özel koşullarına göre belirlenmelidir. Herkes için basmakalıp bir tedavi yoktur. Her endometriomanın alınması gerekliliği şeklindeki yaklaşım son yıllarda terk edilmiştir. Endometriomaların tedavisinde güncel bilimsel veriler ışığında aşağıdaki şekilde bir yaklaşım benimsenmelidir.

Sadece kist ile başvuran ve yakınması olmayan kadınlar:
Bu grup hastalarda cerrahi girişim yapılmadan önce bir süre gözlem en doğru yaklaşımdır. Ca125 değerinin yüksek olması veya kist çapının 5 cm’nin üzerinde olması durumlarında cerrahi müdahale düşünülebilir. Cerrahi öncesinde yumurtalık kapasitesi ultrason ve AMH ölçümü ile değerlendirilmeli ve yumurtalık kapasitesi düşük çocuksuz kadınlarda mümkün olduğunca cerrahiden kaçınılmalıdır. Bu durumda 3-6 ay aralar ile ultrason ve Ca125 ile yakın takip yapılmalıdır. Çocukları olan ve başka çocuk düşünmeyenlerde ise cerrahi girişim ile kist veya kistlerin alınması en uygun olan yaklaşımdır.

Çocuk sahibi olamama yakınması ile başvuran kadınlar:
Bu grup hastalarda yumurtalık rezervi değerlendirildikten sonra karar verilmelidir. Yumurtalık rezervinin yeterli olduğu ve kistin tek taraflı olduğu durumlarda kist cerrahi olarak alınmalıdır. Cerrahi girişim sonrası, kendiliğinden oluşabilecek bir gebelik için hastanın yaşına göre 6-12 ay beklemek uygundur.
Yumurtalık rezervi kötü, kadının yaşı 38’in üzerinde veya kist iki taraflı ise en doğrusu tüp bebek yapmaktır. Yapılan çalışmalar kisti alınan veya alınmayan kadınlarda tüp bebek ile gebelik oranlarında fark olmadığını göstermektedir. Tüp bebekte yumurta toplama işlemi esnasında kistin içine girilmemesi uygun olur. İşlem sırasında kist içinden iğnenin geçmesi enfeksiyon ve over apsesi riskini artırır.

Ağrı yakınması olan kadınlar:
Bu grup hastalarda en etkin tedavi cerrahidir. Cerrahi sırasında endometriomalar çıkarılmalı, yapışıklıklar açılmalı, ve görülen tüm endometriosis odakları yok edilmelidir. Operasyon yumurtalık kapasitesine zarar verilmemesi amacı ile mümkün olduğunca atravmatik yöntemler kullanılarak yapılmalıdır. Özellikle rektovajinal septum adı verilen rahim arkası ve kalın barsak arasındaki bölgede yerleşmiş derin endometriosis gözden kaçabilir. Bu durumda ameliyat sonrasında ağrıların geçmediği görülecektir. Ameliyat sırasında bu bölgenin dikkatli bir şeklide değerlendirilmesi çok önemlidir.

Tüp bebek tedavisinde tekrarlayan başarısızlığı olan ve kisti olan kadınlar:
Bu grup hastalarda ne yapılması gerekliliği tartışmalıdır. Üç ya da daha fazla denemesinde başarısız olmuş olan kadınlarda endometriomaların alınması önerilebilir. Bu şekilde yapılmış olan bir çalışmada cerrahi sonrasında hastaların %50’sinde kendiliğinden gebelikler oluşmuştur.

Tekrarlayan laparoskopiler sonrasında hala kisti olan kadınlar: Bu hastalarda laparoskopik cerrahinin komplikasyonları fazladır. Ağrı yakınması yok ise yakın izlem önerilir. Ağrı yakınması olan ve çocuk sahibi olmak istemeyen kadınlarda rahim ve yumurtalıkların alınması gündeme gelebilir. Çocuk isteği varsa tüp bebek yapılmalıdır. Tüp bebek öncesinde tüplerin değerlendirilmesi önemlidir. Tekrarlayan cerrahiler sonrasında oluşma olasılığı yüksek olan yapışıklıklardan dolayı tüpler tıkanmış olabilir. Bu da tüp bebek ile gebelik şansını azaltır. Eğer tıkalı tüp mevcut ise laparoskopik olarak alınması veya rahim ile bitişik olduğu yerden kapatılması gerekir.

Published in KISIRLIK
Cuma, 20 Ağustos 2004 10:11

Hormon Bozukluklarının Nedenleri

Hormon bozuklukları, vücutta hormon salgılayan bir takım organların salgılarının yetersiz ya da aşırı olmasından kaynaklanan hastalıklardır. Kadınlara spesifik olarak görülen hormon bozuklukları yumurtalıktaki problemlerden kaynaklanmaktandır. Yumurtalıktaki problemlerden kaynaklanan hormon bozukluklarının en sık görülünü ise Polikistik over sendromudur. Hormon, bir salgı bezinden salgılanan ve vücutta pek çok fonksiyonları olan maddedir. Hormonların yetersiz salgılanması ya da normalden fazla salgılanması çeşitli sorunlara neden olmaktadır. örnek vermek gerekirse tiroit hormonu, tiroit bezinden salgılanan bir hormondur. Bu hormonun ağırı salgılanmasına hipertiroidi, az salgılanmasına ise hipotiroidi adı verilir. Hormonun ağırı salgılanması durumunda terleme, çarpıntı, sinirlilik, gözlerin dışarıya doğru fırlaması, birtakım cilt değişiklikleri, adale krampları ve adalelerde yorgunluk gibi belirtiler görülür. Az salgılanması ise soğuğa karşı tahammülsüzlük, üşüme, uyuklama hali, cildin kuruması, saçların dökülmesi ve ciltte kabalaşma gibi birtakım sorunları beraberinde getirir.  Hipertiroidi dediğimiz troid bezinin aşırı çalışması ve aşırı hormon salgılamasının bir takım nedenleri vardır.  Bunlardan bir tanesi fazla hormon yapan troid nodülleridir. Diğer bir neden ise troidin iltihaplanmasıdır. Ayrıca troid bezinin bütünü ile fazla büyümesi ve hormon salgılaması da söz konusudur.

Guatr ile hormon bozukluğunu birbirine karıştırmamak gerekir
özellikle ülkemizde Karadeniz Bölgesi'nde daha sık görülen endemik olarak tabir edilen guatr, tiroid bezinin büyümesi ve boyunda bir kitle oluşturmasıdır. Diyette ve tuzda iyotun yerine konulmasıyla tıroid bezi büyümelerinin önüne geçilebilir. Ancak kitle oluştuktan sonra, genellikle cerrahi olarak çıkarılması gereklidir.

Kadınlara tiroid hormon bozuklukları erkeklere oranla daha sık görülmektedir
Endokrin salgı bozukluklarının bir kısmı da otoimmün dediğimiz, vücudumuzun defans mekanizmalarını kendi hücrelerine yönelterek ortaya çıkarttığı hastalıklardır. özellikle troid fonksiyon bozuklukları ve böbrek üstü bezinin anormal çalışması gibi durumlar otoimmünite sonucunda ortaya çıkarlar. Otoimmünite kadınlarda erkeklere oranla 8 kat daha fazla görülmekte ve nedeni tam olarak bilinmemektedir.

Hormon bozukluklarının tedavisi
Hormon bozukluklarında fazla salgılanan hormonun baskılanması ya da eksik olan hormonun yerine konulması tarzında bir tedavi söz konusudur. Bu tüm endokrin hastalıkları için geçerlidir. Eğer tiroid çok çalışıyorsa bunu baskılamalı, az çalışıyorsa yetersiz olan hormon yerine koyulmalıdır. Endokrin hastalıkları matematiksel yaklaşımı ve tedavisi olan hastalıklardır.

Published in JİNEKOLOJİ

Merkezimizden Kareler

İletişim & Adres

Adres: Dikkaldırım Mah. 1. Değirmen Cad. N:22/2A Osmangazi/BURSA

Tel: 0224 232 24 70

Fax: 0224 232 24 75

Email: This email address is being protected from spambots. You need JavaScript enabled to view it.

Danışma Formu
Acil sorularınız için: 0224 232 24 70
1000 sola karakterler